Beypazarı Festivali
Kemal ÇELEN
ULUSAL KURUL
Ahmet GÖKSAN
ANKARALILIK BİLİNCİ VE SEĞMENLİK
Gülgün GÖKÇE
SİYASETÇİLERE TAVSİYELER-15
İsmail Hakkı KAR
YENİ YILDIZ´da 2´nci HAYAT
H.Hüseyin YURDABAK

 
 | Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim |
Özel Arama



ANA SAYFA
SON DAKİKA
GÜNDEM
GENEL
BÖLGEDEN
SİYASET
EKONOMİ
TURİZM
EĞİTİM
SAĞLIK
BİLİM-KÜLTÜR
BİLİM-TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
KADIN-AİLE
HAYATIN İÇİNDEN
ŞİİR SAYFASI
ŞİRKETLER
SPOR
BEYPAZARI
AYAŞ
NALLIHAN
GÜDÜL
SİNCAN
KEÇİÖREN
YENİMAHALLE
KIBRISCIK
SEBEN
GÖYNÜK
ARŞİV
Ziyaretçi Defteri
Site İçi Arama

Çok Okunanlar
  KIRBAŞI BELEDİYESİNE YENİ KEPÇE
  Gazetenin Orijinal Sayıları
  AYAŞTA KANGAL KÖPEĞİ YETİŞTİRME ÇİFTLİĞİ
  Azmi Karamahmutoğlu ATP lilerle
  Anadolu Öğretmen Lisesi Sağlık Meslek Binasında



Yorumlananlar
  Anadolu Öğretmen Lisesi Sağlık Meslek Binasında
  Beypazarı Ziraat Odası Eski Başkanı Cezaevinde
  Beypazarı İlköğretim okulu Türkiye Şampiyonu
  Uruş Belediye Başkanı Vefat etti
  YENİ HABERLERİMİZ DEPREM YARATACAK

Eğitim Reformlarının Devam Etmesini İstiyoruz

25.07.2010


DES Genel Başkanı Gürkan Avcı; İsyan ve itirazımız okula değil; sisteme ve modeledir.



MEB’in ilk ve Ortaöğretimde gerek haftalık ders çizelgelerini değiştirerek gerekse ders saatlerini azaltarak öğrencileri edilgen ve yarış atı olarak gören mevcut eğitim sistemine seçmeli, özgürlükçü ve öğrenci odaklı bir yaklaşım kazandırdığını söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, Mevcut eğitim sistemi öğrencilerin sadece test çözebileceklerini, dayatılan dersleri ezberleyebileceklerini, farklı bir şey yapamayacaklarını öngörmekteydi. 7 yaşındaki çocuğu okul dediğimiz ama sistem anarşisinin yaşam hapishanesine çevirdiği kafeslere haftada 30 saat hapsediyordu. Gençlerimizi de öyle. 7-8 yaşındaki çocukları gün boyunca doğadan, yaşam neşesinden, oyundan, eğlenceden ve çevreden izole ederek şeklini ilk defa gördüğü sıra denen nesnelere oturtuyor, okullara kapatıyor ve zihnini felç ediyordu. Hem de birkaç sene değil bir ömür boyu bunu yapıyordu. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu’nun aldığı kararları doğru buluyor ve devamını bekliyoruz, dedi.

Sendikanın Tokat Temsilciliğinde konuşan DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, çocuk ve gençlerin düşünmeye, sorgulamaya, hayatı yaşamaya, eğlenmeye, oynayarak öğrenmeye, anlamaya ve hesap sormaya, sosyal gelişimlerini gerçekleştirmeye başladıkları çağları ezberci ve dogmatik eğitim sisteminin hüküm sürdüğü okullarda geçirdiğini belirterek, “Öğrencilerin okulda geçirdiği zaman yetmiyormuş gibi birde özel derslerle, etütlerle ve dershanelerle daha da ağırlaştırılmış ve baskılandırılmış bir ders disipliniyle prototipleştirilmiş düz insan yaratılmaktadır. Dahası LYS, SBS, KPSS canavarlarını çocuklarımızın başına sararak ne çocukluklarını ne de gençliklerini yaşamalarına fırsat tanımıyor” dedi.

Mevcut eğitim sistemine bu nedenle isyan ettiğini ve karşı çıktığını kaydeden Gürkan Avcı, ardı ardına gelen eğitim reformlarının hedef ve amaçlarının nasıl olması gerektiğiyle ilgili şunları söyledi.

Eğitim elbette gerekli, doğal olarak okul da.

İsyan ve itirazımız okula değil; sisteme ve modeledir.

Öğrencilerin zamanının ve zihninin büyük bir bölümünün boş ve gereksiz yere harcanmasına gerek yoktur.

Yedi yaşındaki çocuğu saatlerce okulda ve sınıfta hapsetmemize gerek yoktur.

Lüzumsuz ve gereksiz konularla bilgi kirliliği yaratmaya da gerek yoktur.

Okul ve ders sürelerinin ayarlanması verimi artırır.

Öte yandan monolitik bir kültür oluşturan okul önlüğü ve okul forması da kaldırılarak, gerek öğrencilere gerekse öğretmenlere serbest kıyafet özgürlüğü tanınmalıdır.

Türkiye, en iyi örneklerden birisi olan Hollanda modelini örnek almalıdır. Hollanda'da Ana Sınıflarında ve Şehir Okullarında uygulamalı tarım dersinde, çocuklar ana sınıflarında çiçek yetiştiriyor, uygulama bahçelerinde çiçek, sebze, meyve yetiştiriyor, hayvan besliyor. Bu eğitimin sonunda Hollanda tüm dünyaya çiçek, yağ ve peynir satıyor. Bu nedenle, Talim Terbiye Kurumu çocuk ve gençlerimizin akademik gelişimleri yanı sıra köy okul programına tarım, hayvancılık ünitelerini, şehir okullarına ise çocukların teknolojiyle, sosyal hayatla, duygusal ve psikolojik gelişimleriyle ilgili üniteleri koymalıdır.

Anayasamızda yazılı olan birçok kanun maddesine göre "Parasız eğitim" gerekliyken, çocuklarımız daha okul kayıtlarında zorunlu bağış adı altında, üniversitelerde harç adı altında, çeşitli adlarla toplanan paralarla sömürülüyor.

İsyan ve itirazımız işte bunadır.

DES verimli, nitelikli, parasız, çağdaş, bilimsel, eşitlikçi ve dershanesiz bir eğitim sistemi istiyor.

Onursuz bir yarış ve hırpani bir eleme anlayışını sürdüren sınavlarla gençleri koyun ve yarış atı yerine koyan eğitim sisteminin değişmesini istiyor DES.

Kaldı ki sınava giren öğrencilerin büyük bir bölümü kazanamamakta, kazananların büyük bir bölümü de istediği yeri tutturamamaktadır.

Özellikle son yıllarda çeşitli eğitim kurumlarımızda popülerleşen ve eğitim sistemimizi gerçekten düzelteceği iddiasıyla kurumlarımızı işgal etmelerine izin verilen ve halen onlarcası ülkemize davet edilen AB uzmanlarının ülkemiz eğitim sistemini daha da kötüleştirmekten ve hedefinden uzaklaştırmaktan başka hiçbir faydasının olmadığını artık anlamamız gerekiyor.

Eğitimde yabancılarla risk almanın, Milli eğitim amaç ve hedefinin sınırlarını zorlamanın, eğitim hakkında siyaset yapmanın hiçbir şeyi değiştirmediğini görmemiz gerekiyor.

Artık, yabancılardan ve feodal güç ilişkilerinden bağımsız, Enderun, Köy Enstitüleri, öğretmen okulları gibi çok zengin bir eğitim geleneği olan Türkiye’nin özgür, bilimsel ve özgün bir eğitim sistemi inşa etmesi gerekiyor.

Eğitimin hiçbir zaman hayattan ayrı bir kategori olarak var olamayacağı içindir ki; barış dolu bir dünya ailesinde en onurlu ve müreffeh Türkiye idealine inanan, neoliberal hegemonyayı ve küresel kapitalizmin yıkıcılığını durdurmaktan bahseden, kendi kültürüne ve değerlerine sahip çıkan bir gençlikten bahsediyorum.

Gençlerimizi haksızlıklara, yoksulluğa, savaşa, sömürüye, kin ve düşmanlığa ve yolsuzluğa karşı direnişin tam ortasına katılmaya çağıran özgün bir eğitim sisteminden bahsediyorum.

Yaşanılabilir bir Türkiye’den.

İnsan onuruna yakışır çalışma hakkımızın, ücretsiz sağlık ve eğitim hakkımızın olmadığı, şehir, meydan, mezra ve sokaklarımızın kaos, savaş, kavga, şiddet ve dev şirketlerin kuruluşları tarafından ele geçirilmediği, toprak, tohum ve suyumuzun yozlaştırılmadığı ve kapkaç edilmediği, istikrarsız ve güvencesiz bir hayata sürüklenmediğimiz huzurlu bir Türkiye’den...

Yoksul,  ümidini yitirmiş insanlar ve üzerinde yaşadığımız ülkenin ve hatta gezegenin geleceği için sömürü zincirine edilgen bir halka olmaktan başka bir kaderi düşündürtmeyen, egemenlerin çıkarını korumak adına yapılan her türlü sözde reform ve yenilikler eğitim sistemini ve toplumsal hayatı çökertmeye devam etmektedir.

Eğitim reformlarının insanımızın ve halkımızın gücünün farkına varılmasına çağıran ruhta olması gerekmektedir.

Yaşanan bunca deneyim açık bir şekilde göstermiştir ki eğitim reformu adıyla uygulanan bazı eğitim politikalarının gençlerimize küreselleşen dünyada ara eleman olma, zihinsel yoksulluktan ve yaşam sömürüsünden başka bir getirisi olmamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK’ün her uygulaması, toplumsal dönüşüm politikaları ile yoksulların, dar ve sabit gelirlilerin evlerinden ve geleneksel, soylu yaşam anlayışlarından uzaklaşmalarını; batı yaşam tarzına öykünen ama kendi değerlerini küçümseyen kozmopolit bir yaşam felsefesini içselleştirmesini ve böylece bir avuç şirketin ipoteği altında yaşamasını, küresel patronların zincirlerine yeni halkalar eklemekten birinci dereceden sorumludur.

Ülkemizde on yıllardır süren mutsuzluk, ümitsizlik, kaos ve huzursuzluğa neden olan sistemi hep beraber değiştirmek ve onların kabusu olmak için mücadelemizi ve umudumuzu ayakta tutmak için eğitim sisteminde yerli yerinde reformlar yapmaya mecbur ve mahkumuz.


Bu haber 1136 defa okundu.

Yazan :

Kaynak : Haber Merkezi




Bu Habere Yapılan Yorumlar (0)

Tüm Yorumlar


 

İNSANIN SAHİP OLDUKLARINI KENDİNDEN SANMASI
Nilgün GÜNEY
HACET BAYRAMI DEĞİL Mİ?
Nevzat TÜRKEL
Hemşerimiz Prof. Dr. Gazi Yaşargil
Ahmet YILDIRIM
Doviz Kurları




DUDAKLARINIZ GÖZ KAMAŞTIRSIN !
Doktorlar (sağlık)


Anket
Beypazarı'nın en önemli sorunu nedir?

Yerel yönetim sorunu (28)
Su sorunu (7)
İmar sorunu (4)
Çöp ve çöplük yeri sorunu (8)
Sorunların tartışıldığı platformun oluşmaması (5)
Siyasi etik sorunu (5)
İşin ehli insanların görevden kaçmaları (8)
Hizmet alamaması (4)
İşsizlik sorunu (25)
Şeffaf yönetim olmayışı (6)
Turizmde yatırım eksikliği (5)
Turizm potansiyelinin tam kullanılmaması (3)
Kurumlar arası iletişimsizlik (2)
saat 24.00 de ilçede hayatın durması (13)
Yerel basın'ın sorunlardan uzak durması (8)
Aydın insanların eksikliği (7)
Kültür ve sosyal projelerin hayata geçirilmemesi (5)
Düzenli otoparkın olmaması (4)
Şehir terminalinin olmaması (13)
Belediyenin hizmet üretememesi (26)
Belediyenin borçlu oluşu (35)


www.yeniyildizgazetesi.com
2003-2011 - Bütün haklari saklıdır.

--------------------------------------------------------------------------------

Destek : idare@yeniyildizgazetesi.com



MaviSYS hazır sistem çözümleri